Neler Yapabiliriz?

Arıcıysanız

Tüm arıcılar, arılarını sever ve onları güvende ve sağlıklı tutmak isterler. Ancak tüm müdahale yöntemleri başarılı değildir ya da her zaman gerekli değildir. Özellikle Türkiye’de arı araştırmacıları ve eğitimcileri, kötü yönetim tekniklerinin olumsuz etkilerinin dış faktörlerin çoğundan daha ağır olduğunu belirtmektedir. Öyleyse, arılığımızı daha arı dostu ve ekolojik bir yere dönüştürmek için yapabileceğimiz bazı değişikliklere göz atalım.
 

  1. Doğru Ekotipi Seçmek

Her arı ekotipi, kendi öğeleri içinde gelişir – iklim, bitki örtüsü, coğrafya vb. Bir ekotipi ortaya çıktığından tamamen farklı bir alana getirmek, büyük bir risk almak anlamına gelir. Koloninin yeni ortama uyum sağlaması uzun sürer ve zararlılara ve hastalıklara karşı savunmasız kalır. Türkiye’deki arı eko tipleri için lütfen buraya tıklayınız.
 

  1. Kovan Çeşitlendirme

Dünyanın her yerinde, modern (Langstroth) kovanlar kullanılır ve kovanın her parçasına kolay erişim imkanı veren biçimi ve üniformitesi nedeniyle teşvik edilir. Modern kovanların avantajları vardır, ancak geleneksel kovanların da modern kovanlara göre avantajları olabileceğini aklınızda tutmanız iyi bir fikir olabilir. Makedonya’da, en modern arılıklarda bile, arıcılar geleneksel saman kovanları bulundururlar. Arıcılar, en zor yıllarda saman kovanlarının daha iyi performans gösterdiğini söylüyorlar. Kovan türleri hakkında daha fazla bilgiyi burada bulabilirsiniz
 

  1. Beslemek veya Beslememek

Bunlar arıcılık için zor zamanlar . Her şeyi doğru yapsalar dahi, komşu çiftçi böcek ilacı püskürterek arılarını öldürebilir. Arılar için en iyi konumu seçseniz bile, yakınlarda yeni bir fabrika veya enerji santrali inşa edilebilir. Varroa çok yaygındır ve kolonileri zayıflatır. İklim değişiyor ve bizi korunaksız yakalıyor. Bazen bu kadar çok engelle, arıcıların kovanlardan bal alması bir mucizeden başka bir şey değildir. Ve alabildiklerinde hepsini alıp kışın arıları besleme ihtimalleri daha yüksektir.

Tüm balı alıp arıları kışın beslemek popüler bir uygulama olabilir, ancak koloni doğasına aykırıdır. Ancak gerekli olduğunda, bunu yapmanın en iyi yolu şudur:

Soğuk bir kış döneminde bile, hızlı bir şekilde besin eklemek için kovan açma fırsatları olacaktır. Balarılarının kış yemlemesi için bazı ipuçları.

Verilmemesi gereken besinler:

  • Bilinmeyen bir kaynaktan gelen balı arılara asla vermeyin. Bal, Amerikan Yavru Çürüklüğü gibi hastalıkların sporlarını içerebilir.
  • Arıları asla katkı maddeleri içeren şeker ile beslemeyin. Kahverengi şeker melas içerir. Pudra şekeri genellikle mısır nişastası içerir. Ticari fondan aroma ve/veya boya içerebilir. Bu “ekstralar”dan herhangi biri bal rısının dizanteri olmasına neden olabilir.
  • Birçok ticari arıcı yüksek-fruktozlu mısır şurubu kullanmasına rağmen, özellikle eskiyse ya da ısıtılmış ise hidroksimetilfurfural (HMF) içerebileceğini unutmayın. HMF arılar için zehirlidir.

En iyi yem:

  • Arılarınızı beslemek için kendi arılığınızdan ekstra balınız yoksa, bundan sonraki en iyi şey beyaz sofra şekerinden yapılan şeker şurubudur. Sonbahar ve kış aylarında kullanılan şurup, ağırlık ya da hacim olarak iki kısım şeker bir kısım su oranına sahip olmalıdır.
  • Bölgenizdeki sıcaklıklar 10° C’nin (50° F) altına düşüyorsa, şurup yerine fondan, şekerli kek veya toz şekeri kullanmak en iyisidir.
  • Sofra şekeri, balda bulunan mikro besinlerden yoksun olduğu için, katkılı gıda olarak uçucu yağlar içeren beslenme takviyesi ilâve edebilirsiniz.

Nasıl beslemeli:

  • Hava sıcaklığı iyi ise (10° C’nin üstünde) sıvı yem ve dahili besleyicilerden birini kullanabilirsiniz, böylece arılarınızın beslenmek için dışarı çıkmalarına gerek kalmaz. Ayrıca, küf önleyici de eklemek isteyebilirsiniz.
  • Hava sıcaklığı soğuk olacaksa, şekerli keklerle dolu bir şeker tahtası, dağ kampı tahtası veya boş sığ ballık kullanabilirsiniz.

Ne zaman beslemeli:

  • Eğer bir kovan sonbaharda hafif hissediyorsa, mümkün olduğunca çabuk sıvı şeker şurubu (2 kısım şeker, bir kısım su) vermeye başlamalısınız. Sıcaklık 10° C’nin altına düşmeye başladığında, soğuk hava yöntemlerinden birine geçin.
  • Proaktif olarak şekerle beslemek zarar vermez. Bazen hava soğur soğumaz şekerli kek veririm. Bu şekilde kış boyunca aynı anda hem balı hem de şekeri yerler ve bal stoğu daha uzun süre dayanır. Bence bu, önce yalnızca bal ve sonra yalnızca şeker yemelerini sağlamaktan daha iyidir çünkü bal gerekli besin maddelerini içerir.
  • Her halükarda, ara sıra güneşli ve kuru günlerde kovanı kontrol edin. Mümkünse, ballı çerçeveleri salkıma yaklaştırın veya gerekirse yem ekleyin. Sıcaklıklar ilkbaharda arttığı için “kışı çıkardıklarını” düşünerek rehavete kapılmayın.

 

  1. Zararlılar ve Hastalıklarla Mücadelede Ekolojik, Arı ve İnsan Dostu Yöntemleri Kullanın

Kovanlarda zorlu sentetik kimyasalları kullanmak potansiyel olarak size, arılarınıza zarar verebilir. Kalıntısı bala geçer ve alıcılara zarar verir. Doğru zamanda doğru dozda uygulanan ekolojik yöntemler, sentetik böcek ilacı kadar etkili olabilir. Hastalık ve zararlılarla mücadelede çevre dostu yöntemler için burayı kontrol edin.
 

  1. Organik Sertifika Alın

En geniş anlamıyla, organik sertifikasyon, üretim yönteminin gezegene veya insanlara zararlı olmadığı anlamına gelir. Ayrıca hayvan refahını da göz önüne alınır. Mükemmel bir üretim aracı olmayabilir, ancak kesinlikle doğru yönde atılmış bir adımdır.

Türkiye’deki organik arıcılık kriterleri için buraya tıklayın. Kurallar bir ülkeden diğerine nispeten değişebilir ancak endüstriyel alanlardan, yollardan, püskürtme alanlarından uzaklık, sentetik kimyasalların kullanımı vb. gibi temel kurallar aynı kalır.

Buğday Derneği’nde % 100 Ekolojik Pazarlar vardır, burada sadece sertifikalı organik ürünler satılır. Daha fazla ayrıntı için buraya bakın: www.ekolojikpazarlar.org
 

  1. Topluluk Destekli Tarım Gruplarına Katılın veya Başlatın.

Topluluk Destekli Tarım, üreticiyi ve tüketiciyi bir araya getirerek komisyoncuyu aradan çıkarır. Tüketicinin güvenebileceği gıdalara erişimi ve üreticinin ürettiği ürün için adil bir pay alması için en iyi yoldur. Bu nihai kazan/kazan durumudur. Ekolojik yöntem kullanıyorsanız ve bulunduğunuz bölgede TDT yoksa, başlatmak için lütfen bu web sitesini ziyaret edin (Türkiye için): www.gidatopluluklari.org
 

  1. Çeşitlendirin

Ekolojik düşünmenin riskli olabileceğinden endişeleniyorsanız, yalnızca birkaç kovanı dönüştürerek başlayın ve sonuçları gözlemleyin. Kendinizi güvende hissetiğinizde, tüm arılığınızı ekolojik arıcılığa geçirebilirsiniz.
 

  1. Bölgenizdeki Çiftçilerle İletişim Kurun

Alanlara püskürtme planlayıp planlamadıklarını/ne zaman planladıklarını öğrenin ve sizi bilgilendirmelerini isteyin. Ayrıca, arılar tozlaşmaya neden olurlar, bu nedenle işleri için iyi olduğundan, daha fazla arı dostu yöntemlere geçiş yapmaları hakkında onlarla konuşmak isteyebilirsiniz.
 

  1. Geleneksel yöntemleri arayın ve arılığınıza entegre edin

Bölgenizdeki arıcılar nasıl arıcılık yapmaktaydı? Eski bilgeliği seninle paylaşabilecek eski arıcılar var mı? Sonsuza dek kaybolmadan önce bölgenizdeki geleneksel arıcılık yöntemlerini araştırın ve belgeleyin.

Bu proje Erasmus+ Programı kapsamında Avrupa Komisyonu tarafından desteklenmektedir. Ancak burada yer alan görüşlerden Avrupa Komisyonu ve Türkiye Ulusal Ajansı sorumlu tutulamaz.